Sosyal Fobi Nedir?

 

Anksiyete yani Kaygı Bozukluğu‘nun bir çok çeşidi vardır. Kişilerin üzerinde kaygı uyandıran nesne, durum olay vs. farklılaştıkça Anksiyete (kaygı) Bozukluğu da farklı alt başlıklarda toplanmışlardır. Bu alt başlıklardan birisi de Sosyal Fobidir. Sosyal fobi genel anlamda kişinin başka insanlarla bir şekilde etkileşim kurulmadan önce ve/veya etkileşim esnasında aşırı bir şekilde heyecan, kaygı ve korku duyması olarak tanımlanabilmektedir. Okumaya devam et

OKB (Takıntı Hastalığı) Tedavisi

 

OKB Tedavisi

OKB Tedavisi

Obsesif-Kompulsif Bozukluk (OKB), bireyin günün büyük bölümünde zihnine isteği dışında yerleşen ve rahatsızlık uyandıran düşünce saplantıları ile başlayıp devam eden bazen bu düşüncelerin olumsuz etkisini azaltmak amacı ile gerçekleştirilen çeşitli davranış örüntüleri ile devam eden bir rahatsızlıktır. Obsesif-Kompulsif Bozukluk (OKB), etkin tedavileri olan, doğru şekilde müdahale edildiğinde rahatsızlığın derecesinde hızlı olumlu gelişmeler gözlenebilen bir rahatsızlıktır. Obsesif-Kompulsif Bozukluk (OKB) tedavisinde kullanılan iki etkili tedavi türü vardır. Bu iki tedavi türünün etinlikleri bir çok bilimsel araştırma ile ortaya konmuştur. Okumaya devam et

Anksiyete (Kaygı) Nedenleri

 

Anksiyete Bozukluğu

Anksiyete Bozukluğu

Anksiyete (Kaygı), gün içerisinde hemen hemen herkesin kısa süreli olarak hissedebileceği olağan bir duygudur. Ancak bazen bu Anksiyete (Kaygı) hali aşırıya kaçabilir ve yaşamı zorlaştırabilir. Anksiyete (Kaygı)‘ye yol açabilecek birçok durum veya olay vardır. Bu durum veya olayları iki ana başlıkta toplamak mümkündür. Anksiyete (Kaygı)‘ye yol açabilecek durumlar psikolojik olabileceği gibi bedensel de olabilmektedir. Okumaya devam et

Depresyon Belirtileri Nelerdir?

Ülkemizde oldukça yaygın bir şekilde görülmeye başlayan depresyon önemli bir duygu durum bozukluğudur. Yaşanan travmalar, günlük yaşamda karşılaşılan zorluklar, ilişki problemleri gibi sayılabilecek daha bir çok sebepten dolayı yaşanabilecek olan depresyon, tedavisi hem ilaç hem de psikoterapi ile mümkün olan ruhsal bir rahatsızlıktır. İlaçla tedavi edildiğinde tekrarlama riski psikoterapiye göre çok daha fazladır.

Bu sebeple psikoterapinin tercih edilmesi daha doğru olacaktır. Depresyonun da diğer rahatsızlıkların olduğu gibi belirtileri vardır. Bu belirtiler içsel olarak sadece depresyon hastası olan kişinin tespit edebileceği belirtiler olduğu gibi diğer insanlar tarafından da gözlenebilen belirtilerdir. Peki Depresyonda olup olmadığımıza nasıl kanaat getireceğiz?

Depresyonun en önemli belirtileri hemen her gün, günün büyük bir bölümünde içinde bulunulan çökkün ruh hali ile neredeyse bütün aktivitelere karşı ilginin azalması veya bu aktivitelerden zevk alamamadır. Depresyon rahatsızlığı olan bir kişi günün büyük bölümünde kendisini üzüntülü, umutsuz, mutsuz hissedebilir. Bununla beraber daha önce yapmaktan keyif aldığı şeylere karşı ilgisini ya tamamen kaybetmiş ya da ilgisi azalmıştır.

Depresyon nedeni ile gündelik yaşamda en çok etkilenilen alanlar yeme alışkanlıkları ve uyku düzenidir. Depresyonda olan bir kişi, uyku düzeni değişerek ya daha önce olduğundan daha fazla uyuyabilir ya da uykuya dalmakta zorluk çekerek uykusuzluk yaşayabilir. Aşırı uykunun veya uykusuzluğun herhangi biri hemen her gün yaşanmaktadır. Bu durum da doğal olarak depresyonda olan kişinin gündelik yaşamını olumsuz etkilemektedir. Yeme ve uyku düzeninin bozulması ile beraber kilo kaybı veya aşırı kilo alımı da söz konusu olabilir.

Bunlarla beraber depresyonda olan kişi kendisini fazlasıyla bitkin ve yorgun hissedebilmektedir. Bu sebeple herhangi bir iş yapmak konusunda da zorluk çekmeye başladığı gibi yerine getirmesi gereken sorumluluklarını da aksatabilmektedir. Kendisini güçsüz hissetme ile beraber depresyon hastası olan birey değersizlik duygusuna kapılarak kendisini değersiz, işe yaramaz olarak nitelendirebilmektedir. Ayrıca aşırı ya da uygun olmayan biçimde suçluluk duygusu da hissedebilmektedir.

Depresyonun önemli belirtilerinden birisi de kişinin düşünmekte ve/veya odaklanmakta zorluk çekmesidir. Dikkatini toplayamaz. Bununla birlikte unutkanlık da söz konusu olabilir. Ayrıca kararsızlık da yaşanabilmektedir. Herhangi bir konuda öenmli veya önbemsiz karar vermekte güçlük çekilebilmektedir.

Depresyonun en riskli belirtisi ise ölüm düşünceleridir. Çoğunlukla kişi “ölsem de kurtulsam” benzeri düşüncelere kapılabilmektedir. Bununla beraber intihar düşüncesi de ortaya çıkmaktadır. En az bir intihar girişiminin olması kişinin depresyon geçirdiğinin öenmli belirtilerinden biri olarak görüşmektedir.

Depresyonla ilgili olarak dile getirilen bu semptomlardan birkaçını iki hafta veya daha uzun süredir yaşıyor iseniz büyük ihtimalle depresyon geçiriyorsunuz demektir. Böyle bir durumda en kısa zamanda istanbul psikolog desteği almanızı öneririz.

İstanbul Psikolog, Fatih Psikolog, Başakşehir Psikolog, Kadıköy Psikolog, Anadolu Yakası Psikolog

Yaygın Anksiyete Bozukluğu Nedir?

Anksiyete - Kaygı

Anksiyete – Kaygı

Anksiyete (Kaygı) Bozukluğu‘nun bir çok çeşidi vardır. Yaşanan anksiyetenin türüne göre farklılaşan anksiyete bozukluklarından birisi de Yaygın Anksiyete Bozukulğudur. Anksiyete belli durum veya olaylarda ortaya çıkabileceği gibi herhangi bir duruma veya olaya bağlı olmaksızın da ortaya çıkabilir. Herhangi bir duruma bağlı olmaksızın ortaya çıkan Yaygın Anksiyete Bozukluğu‘nda kaygı hali süreklilik arz etmektedir. Günlük yaşamda karşılaşılabilecek zorluklarla ilgili veya gelecekle ilgili aşırı kaygı ile ortaya çıkabilmektedir. Okumaya devam et