Aylık arşiv Ağustos 2014

ilePsikolog İlker Gündoğdu

Yaygın Anksiyete Bozukluğu Nedir?

Anksiyete - Kaygı

Anksiyete – Kaygı

Anksiyete (Kaygı) Bozukluğu‘nun bir çok çeşidi vardır. Yaşanan anksiyetenin türüne göre farklılaşan anksiyete bozukluklarından birisi de Yaygın Anksiyete Bozukulğudur. Anksiyete belli durum veya olaylarda ortaya çıkabileceği gibi herhangi bir duruma veya olaya bağlı olmaksızın da ortaya çıkabilir. Herhangi bir duruma bağlı olmaksızın ortaya çıkan Yaygın Anksiyete Bozukluğu‘nda kaygı hali süreklilik arz etmektedir. Günlük yaşamda karşılaşılabilecek zorluklarla ilgili veya gelecekle ilgili aşırı kaygı ile ortaya çıkabilmektedir. Devamını oku

ilePsikolog İlker Gündoğdu

Kompulsiyon (Zorlantı) Nedir?

Kompulsiyon (Zorlantı)

Kompulsiyon (Zorlantı)

Günümüzde yaygın ruhsal rahatsızlıklardan olan Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB – Takıntı Hastalığı) iki boyutta yaşanmaktadır. Birinci boyut, Obsesyon (Saplantı) boyutudur. Obsesyon (Saplantı), kısaca, zihnimize kontrolümüz dışında çeşitli düşünce, istek veya hayallerin gelmesidir. Diğer boyut ise Kompulsiyon (Zorlantı) boyutudur ki, Kompulsiyon (Zorlantı), obsesyonların psikolojik etkisini azaltmak veya ortadan kaldırmak için gerçekleştirilen tekrarlayıcı davranışlardır. Örneğin kirlilik obsesyonuna karşı uzun süre elin yıkanması… Devamını oku

ilePsikolog İlker Gündoğdu

OKB (Takıntı-Zorlantı Hastalığı) Çeşitleri

Obsesif - Kompulsif Bozukluk

Obsesif – Kompulsif Bozukluk

 Obsesif-Kompulsif Bozukluk (OKB), kişiden kişiye farklı özellikler gösterebilen bir ruhsal rahatsızlıktır. Düşünce takıntılarının, davranış tekrarlarının ne olduğu her OKB (Takıntı) rahatsızlığı yaşayan kişide farklı olabilir. Bu farklılıklara göre OKB (Takıntı), farklı alt tiplere ayrılarak kategorize edilmiştir. Bu alt tiplerin belirlenmesinin sebebi OKB (Takıntı) rahatsızlığı olan kişiyi daha iyi değerlendirebilmek ve tedaviyi kolaylaştırabilmektir. Bir hastada birden fazla OKB (Takıntı) alttipine ait belirtiler görülebileceği gibi yıllar içinde belirtiler değişiklik gösterebilir. Devamını oku

ilePsikolog İlker Gündoğdu

Depresyon ve Beslenme

Depresyon artık çağımızın önemli rahatsızlıklarından birisi olarak tıbbi literatürde ciddi bir yer edindi kendisine. Hayatta karşılaştığımız zorluklar, yaşadığımız travmalar bazen kötü dönemler geçirmemize sebep olur. Gerek içsel olarak gereken motivasyonu ve gücü kendimizde bulamadığımızda gerekse çevreden yeterli ve uygun desteği bulamadığımzda çeşitli ruhsal rahatsızlıklar geçirebiliriz. Bu rahatsızlıkların başında şüphesiz ki Depresyon gelir.

Depresyon yaşayan bireyler için en umut verici olan şey, bu rahatsızlığın tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu bilmeleridir. Kişiye uygun tedavi yöntemi ve müdahalelerle kısa zamanda iyileşebilen depresyon hastalarının bu dönemde dikkat etmesi gereken hususlardan birisi de beslenmeleridir. Depresyon belirtileri arasında yer alan iştah kaybı veya aşırı iştahlılık, kişinin beslenme düzenini de olumsuz yönde etkilemektedir. Bu durum da hastalarda kilo kaybına veya aşırı kilo almaya neden olabilmektedir.

Depresyon rahatsızlığı ile beraber ruhsal durumumuzun önemli belirleyicilerinden olan hormonlarda da çeşitli değişimler yaşanmaktadır. Bununla bereber çeşitli vitamin ve mineral dengelerimizde de değişimler meydana gelmektedir. Bu sebeple Depresyon hastalarının beslenme konusunda da profesyonel destek almaları önem taşımaktadır.

Kendimizi daha mutlu ve daha zinde hissetmemizi sağlamada etkili olan hormonların salgılanması yönünde beslenme ile ilgili adımlar atılması, vücudun bu dönemde daha fazla ihtiyaç duyduğu vitaminler konusunda besin desteği alınması depresyonun tedavisine yardımcı olmaktadır. Bu sebeple dengeli ve yeterli beslenme konusunda Psikolog desteğine ek olarak diyetisten desteği alınması da faydalı olacaktır.